Laktik Asit Nedir ?

Yoğun olacak şekilde yapılan egzersiz hareketler sonucu vücut üzerinde oluşan enzime verilen isme Laktik Asit denir. Klasik olarak insanlar arasında fazla şekilde de ismi lanse edilmektedir. Ancak söz konusu bu enzimin vücudumuzda oluşması sonucu bir takım ağrılar ortaya çıkar. Bu vücut üzerinde yorgunluğa da yol açmaktadır.

Bilimsel açıdan bakıldığında ilk olarak antrenmana yeni başlangıçta vücut glikojeni enerjiye çevirerek belirli bir kuvveti elde etmektedir. Buradaki adı geçen glikojen ise kana hızlı şekilde karışarak, daha hızlı bir şekilde enerjiye dönmekte olan maddeye verilen isme denir. Böylelikle vücudun glikojenden elde etmiş olduğu gücün ardından vücut için kullanıma hazır karbonhidrat birikimlerini de enerjiye çevirme işlemini gerçekleştirir. Dolaşım ve solunum sistemleri de dokulara yeterli düzeyde oksijen miktarını taşıma işlemini yerine getirir. İşte bu sırada glikojenden üretimiyle elde edilmiş yüksek konumdaki gücün ardından kaslarda sıkışma meydana gelir.

Laktik Asit Kullanımı

Laktik AsitYapılan antrenmandaki tempodaki artışa gidilmiş olduğunda vücudun enerjiyi yakmak için gereksinim duyduğu oksijen miktarı da artmış olur. Karbonhidratın enerjiye çevrilmesi sırasında kasılmış hale gelen kasların içerisinde sıkışmış olan damarlarda ilk sıradakine göre kasın arasında sıkışma yapması sonucu daha az şekilde kan ulaşımını yapması vücudun gerekli karbon hidrat yakımını yapması için oksijeni olmayan bir ortamın içerisinde enerji üretmeye başlamaktadır. Böylelikle oksijensiz bir otam içerisinde üretilmeye başlanan enerji vücuttaki laktik asit seviyesini yükseltir. Bu laktik asit miktarı istirahat edilmesi durumda olunsa dahi, kan içerisinde yer almaktadır. Üretimi gerçekleşen laktik asit kaslardan alınmasıyla karaciğere taşınma işlemi yapılır. Burada yeni bir enerji kaynağı olacak şekilde hazır hale getirilir.

Tabi ki bu yoğunluk içerisinde laktat yapımının ve yıkımının arasında bir denge olduğu gerçektir. Yapılacak egzersizler ise glikojen depolarının boşalmasına kadar hiç bir sorun ile karşılaşmadan devam edilebilir. Buradaki sporcunun vücudu üretilmekte olan laktik asidi enerjiye çevrilmesi adına yatkın bir bünyede ise, hücreleri laktik asidi karaciğere taşıyabilmek için yeterliyse, işte burada, direnç ve dayanıklılık denilen kavramlar ortaya çıkar. Karaciğere enerji miktarı olarak götürülemeyen ve böylelikle vücutta biriken laktik asit, ilerleyen süreç içerisinde kana karışması ve bu kanında beyne ulaşması sonucunda, beyindeki sinir sistemi bir yorgunluk hissi ile uyarılır.

Laktik asit diğer bir ismi ile değerlendirilecek olur ise süt asididir. Süt, yoğurt, peynir, ayran ve kefir gibi süt içermekte olan mamüllerin içerisinde yer almaktadır. Bu gıdaların tüketilmesiyle de vücut üzerinde uyku gibi haller getirip yorgun düşmesine neden olur. Buradaki nedeni ise asidin vücut üzerinde yorgunluk hissini uyandırmasıyla kasılmış kasların içerisindeki düşük kan dolaşımının vücudunu dinlenmeye yöneltmesidir. Vücudun dinlenmeye yöneltmesi de normal düzeye dönmesi için olumlu bir durumdur.

Hyaluronik Asit Ve Cilt Kırışıklıkları

Estetik açıdan yapılmakta olan dolgu uygulamalarında kullanılan diğer maddeler ile beraber vücuda enjekte edilmiş olan Hyaluronik asit doğal görünümü kazandırmış olduğu gibi gençleştirmektedir. Her geçen gün popüler duruma gelen estetik dolgu, botoks uygulamasını geride bırakmayı başardı.
Genç görünmek adına birçok insan kırışıklıkları gidermek ve cilt üzerindeki bir takım izleri yok etmek adına estetik dolgu yaptırmayı tercih ediyor. Burada en güvenilir dolgu maddesi hyaluronik asit olduğu için fazla şekilde kullanılmaktadır.

Hyaluronik asit her ne kadar vücut üzerinde yer alan bir madde olsa da, 30’lu yaşlardan sonra bu madde azalmaya başlar. Estetik bakımdan yapılan dolgu uygulamaları içerisinde vücuda diğer maddeler ile enjekte edilmekte olan hyaluronik asit vücudun doğal görünüm kazanmasını sağlar. Fazla şekilde yüz bölgesinde yapılmakta olan bu uygulama, bacakların düzleştirilmesinde, meme bölgesinde ve el üzerindeki kırışıklıkların giderilmesi amacı ile kullanılmaktadır. Dünya üzerinde sık şekilde tercih edilmekte olan yaygın bir dolgu uygulaması halini almıştır.

Hyaluronik asit ile yapılacak dolgu yoğunluğa dayalı olacak şekilde 4 ile 18 ay arasında bir kalıcılık sağlar. Doku ile uyumlu şekilde işlevini yürüten madde olduğu için, kendiliğinden zamanla erime yapacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.