Çocuklarda 2 ila 7 Yaş arası İkinci Dönem

Zekâ gelişiminin ikinci döneminin önemlidir. Bu dönem çocuğun, hızla dili öğrenmesine ve yalnızca hareketli bir yaratıktan; sözcükleri ve düşünceleri alan bir bireye dönüşmesini sağlar. Buna karşın düşünceleri ve değerlendirmelerinin yetişkinlerden farklıdır. Sonuçta çevresini yanlış yorumlar. Bu yanlış yorumlamalar çocukla ilgilenen yetişkin tarafından ayrımsanamazsa çok büyük gerginliklere yol açabilir. Çocuklarda 2 ila 7 yaş arası İkinci Dönem bu nedenle önemlidir.

Piaget, yüzlerce Cenevreli çocuk üzerinde yaptığı sistematik deneme ve gözlemlere dayanarak bu dönemin dört ana özelliğini saptar:

  • Çocuklarda 2 ila 7 Yaş arasıBenmerkezcilik (egocentrism)
  • Animizm
  • Preoperasyonel Mantık (preoperational logic)
  • Otoriter Ahlak (authoritarian morality).

7 yaş altındaki çocuklar, benmerkezci bir dünyada yaşarlar. Bir araya geldiklerinde çok konuşurlar. Fakat konuşulanlar, paylaşılmış birkaç konudur. Her çocuk, kendisini hangi konu ilgilendiriyorsa yalnızca onun üzerinde konuşur. Paget, bu ilişkiyi “kolektif monolog” diye adlandırır. 2 ila 7 yaş arası çocuklar, kendilerini ilgilendiren konuların başkaları için de büyük anlam taşıdığını düşünürler. Kendileri dışındaki insanların görüşlerini anlayamazlar. Çocuk, kendisini gerçekten evrenin merkezi gibi görür. Yolda yürürken, gündüzleri güneşin ve geceleri ayın, aynı yönde ilerlediğinin ayrımına varınca onların kendisini izlediklerine inanır. Ona neden böyle olduğu sorulduğunda, “Bizim ne konuştuğumuzu işitmek istiyor,” ya da “Biz güzel isek, o (güneş) bize bakar,” gibi yanıtlar verir.

Fiziksel dünya içindeki olayları açıklaması animistiktir. Her şey canlıdır ve kendisi gibi duygu ve düşünceleri vardır. Olaylarda hiçbir zaman yansızlık ve doğal bir amaç yoktur. Her zaman güdülerine dayanarak psikolojik açıklamalar yaparlar. Bütün olaylar bir amaca yöneliktir. Rüzgâr istediği için eser; başının çarptığı eski masa “kötüdür”. Bu dönemde çocuklar büyüye inanırlar ve sözcükler, eylemler kadar güçlüdür. Sözcükleri, adlandırdıkları nesnelerden, düşünceleri de üzerinde düşünülen şeylerden ayıramazlar. Psikolojik ve fiziksel dünya aynıdır. Düşleri gerçektir ve iyi ya da kötü dilekleri büyük olasılıkla doğru çıkar.

2 ila 7 Yaş Arası Çocuklarda Düşünebilme ve Mantık

Mantık bu dönemde preoperasyoneldir, yani bilimsel değildir. Çocuklar, gözlemlemelerinden sonuç çıkaramazlar ve içlerinde oluşturdukları dünyayı model olarak alırlar. Ayrılıkları duyumsayamazlar ve ana-babalarından gelen veya kendi esinlerinden kaynaklanan açıklamaları yanlış olsalar bile soruşuz kabullenirler: Bebek sahibi olmak için “Sen bir ameliyat geçirmiş olmalısın”. Oysa annede hiçbir yara izi yoktur. Noel’de her mağazada kırmızı giyinmiş bir adama rastlamaları, yedi yaşının altındaki çocuklarda Noel Baha’nın bir tane olduğu inancım sarsmaz. Daha büyük çocuklarda olduğu gibi yaşlı adamın tam zamanında dünyadaki bütün çocuklara ulaşamayacağı kaygısını duymazlar.

İki plastik toptan biri yuvarlanarak sosis biçimine getirilince “öbüründen daha büyüktür”, çünkü daha uzundur. Ani mistik çocuğun dünyası, “Alice Harikalar Diyarındaki” dünyadan çok farklı değildir ve çoğunlukla açıklayıcı bir kavramdır.

Yedi yaşındaki bir çocuk hasta, tedavi sırasında spor ceketinin üzerine çamur sıçrattı. Beton olacağını düşünerek çok endişelendi. Bundan biraz önce caddenin aşağı tarafındaki betonyeri büyülenmiş gibi seyrediyordu.

“Kum ve suyu karıştırdığın zaman” dedi, “beton olur”. Kuruduğu zaman toprağın kolayca fırçalanabileceği güvencesini vermek, onu yatıştırmadı. Gözlediği bu olağanüstü olayı not etmeye başladı. Bununla birlikte bu “toprak” sözüne “yani bu, büyülü bir toprak mı?” diye tepki göstermekte gecikmedi.

Çocuklar ve Ahlak

Çocukların nasıl bilye oynadıklarını araştıran Piaget, yedi yaşın altındakilerde otoriter ahlak konusundaki görüşlerini açıkça belirtir. Kurallar onlar için çok kutsaldır. Kuralın ne olduğunu bilmeyebilirler, fakat onun değiştirilemeyeceğine inanırlar.

Kurallar her zaman aynıdır ve eğer onları bir kişi yapmışsa, o, bir Tanrı olmalıdır. Benzer biçimde, ana babalarının söylediklerini yerine getirmedikleri zaman kafalarında onların haklı olabilecekleri biçiminde bir düşünce yoktur. Ancak gelişimin bundan sonraki döneminde, onların da içinde etkin rol alacağı demokratik işbirliği ortamı ve kuralların karşılıklı değişimi akıllarına gelir. Otoriter ahlakın ayrılmaz bir parçası, suçlunun cezalandırılması anlamında “her yerde adalet” düşüncesidir. Eğer beş yaşındaki bir çocuk, caddenin ortasına doğru koşarak annesinin sözü dışına çıkar ve sonra yere düşerse, yaramaz olduğu için düşmüştür.

Bu 2 ila 7 yaş arası animistik dönemin özelliklerini bilmek, karışık olaylarda çocuğun tepkilerini anlamada kişiye yardımcı olur. Çocuk bu dönemde herhangi bir kötü durumu ceza olarak algılar. Benmerkezci bir dünyada yaşadığından, bu cezayı, yaptığı herhangi bir yanlışın karşılığı olarak düşünür. Ana-babasının, kendi dışında bir konu hakkında tartışabileceklerini düşünemez. Hasta olup hastanede yattığında ve annesini özlediğinde, yaramazlık yaptığı için annesinin kendisine kırıldığı açıklamasını hemen kabul eder. Otoriter ve büyülü bir dünya görüşü olduğundan, eğer annesi gerçekten isterse, kendisini iyileştirebileceğini düşünür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.