Aladağ Tatili

Adana’da gezilecek ve en keyifli zamanların geçirileceği bir tatilin yapılacağı yerlerden biride Aladağ’dır. Çılgın kalabalıktan uzak tatil için en doğru yerlerden biridir. Tarihi yapıları, doğal güzellikleri ve en keyifli noktaları ile Aladağ tatilcilerini kendine hayran bırakacaktır. Aladağ’da tatil yapmak ve konaklamak için en uygun Aladağ otellerinden yerinizi ayırtabilirsiniz. Tatiliniz Adana’dan yana ise ve yazın kavurucu sıcağından kaçıp biraz da serinlemek istiyorsanız Aladağ ve çevresi sizin için doğru tercih olacaktır. Aladağ bölgesinde gezilip görülebilecek çok sayıda yer vardır.

Aladağ Gezilecek Yerler

Akören Antik Kenti: Adana’nın hem kültürel hem de tarihi bakımdan en önemli yapılarından biri olan Akören Antik Kenti Aladağ’ın Akören kasabasında yer almaktadır. Kentte Seyhan Nehri üzerindeki köprü, 4 adet kilise, kral mezarı, su sarnıçları, antik sokaklar ve birçok farklı yapı yer almaktadır. Bizans Döneminden kalan yapılar halen iyi bir durumdadırlar.

Masiret Yaylası: Masiret Yaylası’nda lahit mezarlar, Uzunkuyu, mozaik resimler, taş mezarlar gibi pek çok tarihi kalıntı yer almaktadır. Özellikle masallardan kalmış hissi yaratan asırlık çınar ağaçları görenlerini büyülemektedir.

Meydan Kalesi: Dağlar ve yeşillikler ile çevrili muhteşem bir yer olan Meydan Kalesi’nin 13. yüzyılda yapıldığı düşünülmektedir. Ayrıca bölgede yer alan Meydan Yaylasının temiz havasında bol oksijen alacak ve tatiliniz için burayı seçtiğinize pişman olmayacaksınız.

Yerköprü Traverteni: Kapuzbaşı Şelalesi olarak da adlandırılan Yerköprü Traverteni Aladağ ve Kozan ilçeleri arasında kalan oldukça geniş bir alana yayılan bir yerdir. Yerköprü Traverteni Aladağlar Milli Parkı sınırları içerisinde yer almaktadır. Kesinlikle görülmesi gereken yerlerden biridir.

Yedigöller: Kayseri, Adana ve Niğde il sınırlarının kesiştiği noktalarda oluşan ve oldukça geniş bir alana sahip olan Aladağlar Milli Parkının içerisinde gezilecek pek çok nokta bulunmaktadır. Doğal güzellikleriyle kendine hayran bırakan ve eşsiz bir güzelliğe sahip olan bölgede Aynı Kapuzbaşı Şelaleleri, Yedigöller de mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir. Ayrıca bölgede Lorut Dağı, Demirkazık Tepesi de gezilecek yerler listesine eklenmelidir.

Aladağ Seyahatinde Konaklama

Aladağ ve çevresinde her kesime her ihtiyaca uygun konaklama yerleri bulunmaktadır. Aladağ ve çevresinde otel araması yaparken dilediğiniz oteli kolaylıkla bulabileceksiniz. Ayrıca istediğiniz oteli en uygun fiyatta bulmanızda mümkün. Aladağ tatiline karar verdiyseniz online internet siteleri üzerinden konaklayacağınız oteli bulabilir ve rezervasyon yaptırabilirsiniz. Ayrıca otelin çeşitli imkânlarından yararlanabilir bütün bir yılın yorgunluğunu da burada üstünüzden atabilirsiniz.

Adana’da Gezilecek Tarihi Yerler

Binlerce yıldır üzerinde sayısız medeniyeti ağırlamış olan Adana antik çağlarda Kilikya bölgesinin önemli şehirlerinden birisidir. M.Ö. 1650’li yıllara tarihlenen bir Hitit tabletlerinde Adana, Uru Adania olarak anılmaktadır. Bu bilgiler doğrultusunda Adana tarihinin 3600 yıldan daha eskiye dayandığını ve neredeyse hiç değişmediğini söylemek mümkün.

Adana’da görülecek çok sayıda tarihi eser ve müze yer almaktadır. Adana ile özdeşleşerek kentin simgesi haline gelen Taşköprü, 4. yüzyılda Roma İmparatoru Hadrian tarafından Seyhan Nehri üzerine yaptırılan ve Adana’nın ilk akla gelen tarihi eserlerindendir.

Şehrin ayakta kalan önemli tarihi yapılarından biride Ceyhan Nehri üzerinde yer alan Misis Köprüsüdür. Ayrıca tarihi yapılardan biri olan Misis Mozaik Müzesi de Ceyhan Nehri civarında bulunan Misis Höyüğü’nden çıkarılan tarihi mozaikleri ziyaretçileriyle buluşturmaktadır.

Adana’da bulunan pek çok antik kent, kervansaray ve kale şehrin taşıdığı tarihi önemi ifade etmektedir. Adana’nın saymakla bitmeyen tarihi noktaları arasında yer alan Şar Ören Yeri, Anavarza (Dilekkaya Köyü) Antik Kenti, Misis Havraniye Kervansarayı Ayas (Yumurtalık) Ören Yeri, Magarsos Ören Yeri, Yılankale, Muvattali Kabartması ve Ören Yeri bunlardan sadece birkaçıdır. Bunlarla birlikte daha birçok tarihi yer bulunmaktadır.

 

CEVİZİN FAYDALARI

Günlük hayatımızda tükettiğimiz cevizi bilinçli olarak tükettiğimiz de her hastalığa faydalı olduğunu biliyor muydunuz? 20 ile 30 metre yüksekliğin de ki ağaçlarda mayıs ayında çiçeklenip haziran temmuz ayında kabuklanmaya başlar. En sık Karedeniz ve ege bölgesinde yetişmektedir. Cevizin içerdiği zengin vitamin ve mineraller beyin, kalp, kolesterol, unutkanlık, kanser gibi birçok hastalığın tedavisinde etkisi vardır. Cevizin 100 gramında 654 kcal kalori bulunmaktadır. Ceviz fosfor, demir, magnezyum çinko mineralleri, omega 3 yağ asidi açısından oldukça zengindir.

  • Kalp damar hastalıklarının en büyük dostudur.
  • Diyabet oluşumunu engeller
  • Belli bir yaşın üstünde olan unutkanlıklara iyi gelir.
  • Vücuttaki biriken toksinleri dışarı atar
  • Kemik, diş yapısının güçlenmesini sağlar
  • Akciğer hastalıklara karşı korunma mekanizması oluşturur.
  • Saç bakımı için kullanılır.
  • Cilt sağlığını korur
  • Yüksek miktarda içerdiği lif sayesinde tokluk hissi vererek zayıflamanıza yardımcı olur.
  • Ruh sağlığı bozukluğuna iyi gelir.
  • Depresyona iyi gelir
  • Hafızayı güçlendirir.
  • Kolesterol seviyesini dengede tutar
  • Vücuttaki gizli veya görülen tümörlerin gelişmesini yavaşlatır tedavi süreresine yardımcı olur.
  • Kanın pıhtılaşmasını önler
  • Böbreklere faydalıdır.
  • E vitaminini ve selenyum açısından oldukça zengindir.
  • Strese karşı rahatlama sağlamaktadır.
  • Fiziksel yorgunluğu engeller
  • Soğuk algınlığına iyi gelmektedir kış aylarında
  • Menopoz sırasında da büyük fayda sağlar
  • Uyku düzensizliğini engeller
  • Hamilelikte bebeğin gelişimini sağlar

CEVİZİN BESİN DEĞERİ

  • Yaklaşık 28 gamdır.
  • 185 kaloridir
  • Günlük demir ihtiyacının %15 ni karşılar
  • 4 gr karbonhidrat içerir
  • 1 gr şeker içerir
  • Günlük B16 vitamin ihtiyacının 58 karşılar

CEVİZ NASIL TÜKETİLMELİ?

Günde en fazla 3 4 tane yendiğinde faydaları görülmektedir. Çok tüketildiği zamanda ters etki yapmaktadır vücuttaki yağ miktarını alıyor. Vücutta kilo alma gibi sorunlar görülüyor. Beyin insan vücudunun en önemli organıdır ve beyinin de en iyi dostu ceviz olarak bilinir. Cevizin olduğu kadar dış kabuğunun da faydaları çoktur kabuğunu ılık suya atıp birkaç dakika bekledikten sonra süzüp suyunu içtiğiniz zaman vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlar. Hem de zayıflamanıza yardımcı olmaktadır strese karşı rahatlama sağlar günün yorgunluğunu üzerinizden atmanıza yardımcı olmaktadır.

SAÇ KESTİRİRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Mutlaka hepimizin düşündüğü ve yapmak istediği saç modelleri vardır. Kimi zaman hayalini kurduğunuz saç modeline kavuştuğunuz da istediğiniz sonucu alamıyorsunuz. Buna sebep olan durumu çoğu zaman kuaför hatası olarak değerlendirilebilirsiniz,  oysa saç modelinin yüz şeklinize olan uyumu da çok önemli bir etkendir. Bu yüzden, yüz şeklinize uygun ve kuaför hataları yaşamadan kavuşabileceğiniz saç modelleri ile ilgili sizin için hazırladığımız ipuçlarına bir göz atmanızı tavsiye ederiz.

Yüz Tipinizin Önemi

Tercih edeceğiniz saç modelinin sizi memnun edecek ve güzel gösterecek bir model olması için dikkat etmeniz gereken ilk unsur yüz tipinizdir. Çevreniz de gördüğünüz ve beğendiğiniz saç modelini kendiniz için de hayal ediyorsunuzdur. Fakat beğendiğiniz modelin yüzünüze olan uyumu daha önemli.  Bu yüzden saç modelinizi değiştirmeden önce ayna karşısına geçerek yüz tipinize nasıl bir model seçmeniz gerektiğini keşfetmelisiniz.  Eğer yüz tipinizi tanımaz ve ona göre bir seçim yapmazsanız, güzel fakat sizi hoş göstermeyen saçlara sahip olabilirsiniz.

Doğru bir Kuaför Seçimi

Ne yazık ki sadece yüz tipinize uygun saç modelini belirlemek yeterli olmuyor. Bu modeli elde edebilmek için tercih edeceğiniz kuaförün önemi çok büyük. Her adımda kuaför salonları ile karşılaşmak oldukça mümkün bu yüzden çok tercih edilmiş ve müşteri memnuniyetinin fazla olduğu kuaförleri tercih etmelisiniz.  Ayrıca saç modeliniz köklü bir değişiklik yaratacak ise bunun için uzmanların olduğu bir güzellik salonu tercih etmeniz daha olumlu sonuçlar verebilir.

Kuaförünüzü Mutlaka Yönlendirin

İşinin ehli olduğu söylenen bir kuaför buldunuz zaman bile önleminizi alın ve kendinizi tamamen kuaförün eline bırakmayın. Sadece saç modelini söyleyip kuaförün işi bitene kadar yorumsuz bir şekilde durup izlemeyin. Gözlerinizi kapatıp kuaförün işi bitene kadar beklemek yerine her adımı takip edin.

Kuaförler çoğu zaman işlerine müdahale edilmesinden hoşlanmazlar. Ancak gerektiği zaman sözünüzü söylemekten çekinmeyin. Aksi takdirde istemediğiniz sonuçlar ile karşı karşıya kalabilirsiniz.  Unutmayın kimse saçlarınızı sizden daha iyi tanıyamaz.

Çevredekilerin Yorumunu Dikkate Alırken İsteklerinizden Vazgeçmeyin

Hayal ettiğiniz bir saç modeli var ve yüz tipinize de oldukça uygun olduğunu düşünüyorsunuz. O zaman çevrenizdekilerin fikrine kulak verip kendi isteklerinizden vazgeçmeyin. Elbette ki size fikir verecek olan aile üyeleriniz, arkadaşlarınız ve dostlarınız olacaktır. Yapılan yorumlar ve sunulan fikirleri dinlemeniz bazen size faydalı olabilir.

Fakat model de kararlıysanız ve bunun için gerekli olan işlemler yapılmaya başladığı andan itibaren artık sadece kendi fikrinize odaklanın. Kuaföre gittiğiniz zaman çevrenizdekilerin saç modeliniz hakkında yapacakları yorumlara kulak asmamaya çalışın. O an kuaför salonun da bulunan çalışanlar ve müşteriler sizin nelerden hoşlandığınızı neler ile mutlu olduğunuzu 5 – 10 dakika içerisinde anlayamaz.

Çünkü bazen gerçekten size neyin yakışacağını ve sizi mutlu hissettireceğini bilmeden yorum yapabilir. Bu yüzden unutmamalısınız ki yorum yapanların hiçbiri uzmanlık bilgisine sahip değildir ve yaptıkları yorumlar her zaman iyi sonuçlar vermeyebilir.  Çünkü onların kendileri için tercih ettikleri modeller sizin yüz tipinize ve tarzınıza uygun olmayabilir.

Onun içindir ki size ısrarla söylemek isterim ki başkasının fikrini dikkate alarak yapacağınız saç modelini bittikten sonra size yakışmadığı fark edip aldığınız sonuçtan pişmanlık duymaktan ise kendi fikriniz de kararlı olun.  Çünkü sizi en iyi yine siz tanırsınız. Yukarı da belirtilen hususları dikkate aldığınız takdir de artık saç modelinizi ve renginizi değiştirirken tereddüt etmenize gerek kalmayacaktır.

 

Kapalı Abiye

Kapalı abiyeler tesettür giyimin en başta gelen parçalarından biridir. Abiye kavramı özel geceler için tercih edilen gösterişli ve kadınlara zarafet katan parçalar için kullanılmaktadır. Muhafazakar giyim tarzını benimsemiş kadınlar özel günlerde şık olmak için tesettür giyim adı altında üretilen kapalı abiyelere başvurmaktadırlar. Kapalı abiyelerde esas alınan özellik, elbisenin İslam dininde istenilen ölçülerde olmasıdır. Bu ölçülerden kasıt, elbisenin kadınların başından ayak bileklerinin bitimine kadar örtmesi, vücut ölçülerini belli etmeyecek darlıkta olmasıdır.

 KAPALI ABİYELERİN TESETTÜR GİYİMDEKİ YERİ NEDİR?

Muhafazakar giyimi tercih eden kadınlar için üretilen tesettür kıyafetleri özellikle son zamanlarda oldukça sık rastlanılan parçalardır. Bu parçalar uzun elbise, uzun etek, uzun kollu bluzler ve etek kombinleri, uzun tunikler ve pantolon kombinleri halinde çeşitlilik göstermektedir. Tekstilin günümüzde oldukça rağbet gören tesettür giyim alanında, önceleri bu kadar çok giyim seçeneği bulunmamaktaydı. Fakat son zamanlarda oldukça rağbet gören bu alan, ünlü modacıların da bu alana olan ilgileriyle eskiye nazaran çok daha fazla üretim göstermektedir. Birçok ünlü modacı tesettür giyim adına kreasyonlar halinde parçalar üretmekte ve bunları hem yurtdışında hem de ülkemizin birçok yerinde muhafazakar giyimi tercih eden kadınların beğenisine sunmaktadır. Günlük giyimin dışında muhafazakar kesim tarafından en çok tercih edilen parçalar kapalı abiyelerdir. Kapalı abiyeler, tesettürlü kadınların hem iş alanında hem de özel günlerde giymeleri için üretilmekte ve oldukça rağbet görmektedir.

KAPALI ABİYE SEÇENEKLERİ NELERDİR?

Günümüzün muhafazakar kesim modasında kapalı abiyeler oldukça rağbet gören parçalardır. Birçok ünlü modacının üretimleriyle kataloglarda ve defilelerde muhafazakar giyimi tercih eden kadınlara geniş renk skalaları ve kumaş çeşitleriyle birçok kapalı abiye sunulmaktadır.

Modacılar ve tesettür giyim alanında üretim yapan markalar kadınlara öncelikle rahatlık ve bu rahatlığın içerisinde şıklık sunmayı amaçlamaktadırlar. Özellikle elbiselere ve bluzlere yönelik oluşturulan dantel ve çiçek motifleri, muhafazakar giyimi tercih eden kadınlar için yazın trendleri arasında yer almaktadır. Kaftana benzeyen ve özellikle tafta gibi tok kumaşlardan oluşturulan uzun elbiseler en çok tercih edilen kapalı abiyeler arasındadır.

Tesettür giyim markaları kadınların hem dinin gerektirdiği ölçüde giyinmelerini hem de şıklık yakalamalarını sağlamak adına birçok farklı yola başvurmaktadır. Bunun bir örneğini tuniklerin ve blüzlerin göğüs kısımlarına işlenen dantel parçalarında görmek mümkündür. Ayrı iki parçadan oluşturulan kısımlar ve genellikle kabarık eteklerden oluşturulan elbiselerde bu amacın başka örnekleridir. Muhafazakar giyimi tercih eden genç kesim için özellikle şifon ve kot kumaşlar tercih edilmekte ve daha spor modeller üretilmektedir.

 

2018 Yaz Günlerinin Tesettür Modası

Günümüz tasarımcılarının birbirinden şık tasarımlarından, tesettür modası da nasibini aldı. Eskiden tesettür denildiği zaman, akla sadece pardösüler gelirken, şimdilerde gerek tunikler, gerekse elbiseler sayesinde, bu alanda da oldukça çeşitleme getirildi.

2018 yaz günlerinin tesettür modası, tam olarak bu renkli çeşitliliğin doyumunu sağlar nitelikte hazırlanmış. Hanımları ince ve zarif gösterecek elbise ve tunik modelleri, vitrinlerdeki yerlerini alır almaz, söz konusu kitle tarafından oldukça kabul gördü ve beğenildi. Kıyafetlerde kullanılan canlı renkler, her yaşta gence hitap ederek, sokak modasını da canlandırdı.

2018-2019 Yaz Ayakkabı Modası

2018-2019 yaz ayakkabı modasının ayakkabı modellerinde de, elbiselerde olduğu gibi canlı renkler ön plana çıkıyor. Platform topukların sıklıkla kullanıldığı ayakkabılarda, içe dönük topuk modellerine de yer verilmiş. Bunun yanı sıra, kalınlaşarak inen topuklu ayakkabı modelleri bu senede tercih edilen seçenekler arasında yer alıyor.

Özellikle sokak modasında tercih edilen spor ayakkabılar, firmaların oldukça şık tasarımları sayesinde, hazırlanan kreasyonlara bütünlük sağlayacak nitelikte hazırlanmış. Geçtiğimiz sezonlarda örneklerine rastladığımız topuklu spor ayakkabı modelleri, bu sezonda da kolleksiyonlar içerisinde varlığını sürdürmeye devam edecek.

Uzun boyunlu adı verilen çizmeler, Lady Gaga topuklarından örnek alınarak yapılan dikkat çeken topuklu ayakkabılar ise, diğer modeller içerisinde sayılabilirler.

Tesettür Kombin Modelleri

İyi bir kombin oluşturabilmenin en önemli kuralı, kişinin öncelikle giyim tarzını oluşturması gerekliliğidir. Kişi giyim stilini belirlemezse, kıyafeti taşıyamayacağı için kombin başarısızlıkla sonuçlanacaktır.

Giyim stili belirlendikten sonra yapılması gereken ise, kıyafet bütünlüğünün sağlanabilmesidir. Bunun için, giyilen parçalardan, kullanılan ayakkabı modellerine kadar tam bir uyum yakalanması gereklidir. Renk tonlarının birbirini tamamlaması, kıyafetin hareketlendirilmesi ve daha pek çok ayrıntı tamamlandığında başarılı kombin oluşturulmuş olur.

Tesettür modasında kombin örneklerine baktığımız zaman, tasarımcılar tarafından hazırlanmış oldukça hoş görünümlü takımlar olduğunu görebiliyoruz. Yine tesettür giyim parçalarını, tuniklerle de bütünleştirebilir, kendi tarzınızı oluşturabilirsiniz. Vücut tipi ve ten renginize göre seçeceğiniz doğru parçalar, sizi rahatlıkla şıklığa taşıyabilecektir.

Kafasında tarz belirlemekte sıkıntı yaşayan hanımlarımız, moda dergilerinden ve sitelerinden yararlanarak, kombinlerinde yardım alabilirler.

 

 

MAKYAJ ÇEŞİTLERİ

Günümüzde kadınların dışarı çıkarken güzel görünmeleri için yaptıkları birçok makyaj çeşitleri olduğunu biliyor muydunuz? Saat kaçta, nereye gittiğinize göre yapacağınız makyaj da farklılık gösterir ve buna göre birçok makyaj çeşidi vardır. Örneğin;

  • Gün içerisinde dışarı çıkmak, alışverişe gitmek gibi rutin işlerinizi yaparken “Günlük makyaj” uygulanır. Günlük makyaj pratiktir ve istenilen sonuca yöneliktir.
  • Akşam yemeğine çıkacaksanız ya da arkadaşlarınızla gece eğlencesine gidecekseniz biraz daha baskın olması açısından “gece makyajı” tercih edebilirsiniz. Eğlence gibi aktiviteler için daha dayanıklı ve uzun soluklu olacaktır.
  • Günün çoğunluğunda aktif bir iş yaşamınız varsa ve makyaj tazelemeye fırsatınız olmuyorsa “Porselen makyaj” tercih edebilirsiniz. Porselen makyaj oldukça kalıcı olmasından dolayı gelin adaylarında da tercih edilmektedir.
  • Cildinizin daha canlı ve parlak görünmesini isterseniz dizi oyuncuları için yapılan “dizi makyajını da” deneyebilirsiniz.

PORSELEN MAKYAJ

Oldukça etikili kapatıcı özelliğe sahip bir makyaj çeşididir. Porselen makyaj ile cilt son derece yapılandırılır ve deyim yerindeyse baştan yaratılır. Uzun süreli ve kalıcı bir makyajdır, genelde gece gezmelerinde veya özel günlerde tercih edilir.

Porselen makyaj nasıl yapılır?

  • Cilt tipinize uygun tonikle cildinizi dış etkenlerden arındırarak işleme başlayın. Ardından peeling ile gözeneklerinizi açın.
  • Su bazlı nemlendiriciyle yüzünüzü nemlendirerek koruyabilirsiniz
  • Hem cildin pürüzsüz görünümünü sağlamak için hem de makyajın daha kalıcı olabilmesi için makyaj bazı uygulanmalıdır.
  • Kullanacağınız fondöteni ten renginize uygun olarak seçip sünger yardımıyla ince tabaka halinde yüzünüze sürebilirsiniz. Fondöteninizi boyun ve dekolte bölgesine de uygularsanız daha doğal bir görünüm sağlayabilirsiniz.
  • Sivilce ve lekelerinizi kapatmak için fondöteninizin üzerine pudra kullanabilirsiniz. Bu şekilde yanaklarınızın al al, pembemsi veya şeftali tonları ile doğal görünüme kavuşmasını sağlayabilirsiniz.
  • Eğer gözlerinizin ön planda olmasını istiyorsanız göz farı kullanmalısınız.
  • Göz farınızı açık renkte sürüp katlanma noktasına koyu renk kullanarak daha belirgin hale getirebilirsiniz.
  • Siyah farınızı kirpiklerinizin dibinden ince uçlu fırça yardımıyla uygulayabilirsiniz.
  • Kirpiklerinize bolca rimel sürerek kirpiklerinizi uzun hale getirebilirsiniz.
  • Dudağınızı istediğiniz renkte rujla renklendirebilirsiniz.
  • Son olarak sabitleyici sprey ile makyajınızı bitirebilirsiniz.

GÜNLÜK MAKYAJ

 Günlük makyaj da hafif bir makyaj uygulanmaktadır. Sadece rimel göz kalemi ve ruj yeterli olacaktır. Doğal ve sade olmalıdır. Günlük makyajı arkadaşlarınızla gezmeye giderken, kahve, çay sohbetlerine giderken, market alışverişinde, ev ziyaretlerinde kullanabilirsiniz.

GECE MAKYAJI

Gece makyajındaki renkler oldukça belirgin ve çarpıcı olmalıdır. Rujunuz rimeliniz oldukça koyu renkte olmalı ve çok kullanılmalıdır. Gece makyajını düğün, nişan, özel günler ve yemeklerde kullanabilirsiniz.

SHOW MAKYAJI

Show makyajı oldukça belirgin dikkat çekici ve rengârenk olmalıdır. Makyajın uygulanması oldukça zaman almaktadır. Bu makyajın amacı ilgi toplamaktır.

DİZİ MAKYAJI

Dizi makyajı adından da anlaşılacağı üzere dizi, film, reklam gibi profesyonel çekimlerde oyuncu ve mankenlerin set ışıklarından etkilenmeden iyi bir görünüm elde etmelerini sağlamaktır. Cildi daha parlak ve canlı gösterecektir.

Öğrencilerin Eğitim hedeflerinin Saptanması

Öğrencilerin hangi durumlar karşısında nasıl davranacağını Tür Millî Eğitiminin Amaçları gösterir. Ancak bu amaçlar, her ne kadar okulların seviyelerine göre ayarlanarak, yeniden yazılıp okul programların konsa bile, yine de, hangi gelişim seviyesinde olan öğrencinin bunları nasıl gerçekleştireceğini belirtmezler. Başka bir deyişle bu amaçlar nitelikleri gereği soyut ve geneldir.

Öğretmen öğrencisinin bütün gelişim alanlarındaki seviyesini, kişiliğini, özellikle de, öğrencinin güdülerini, ihtiyaçlarını, yeteneklerini, değer yargılarını ve amaçlarını tanıyarak öğrencinin gelişimi hakkında bir önyargıya ulaşır. Öğretmen bu yargısına dayanarak millî eğitimin amaçları: öğrencileri için daha somut ve ulaşılabilir eğitim hedeflerine çevirir. Böylece öğretmen, öğrencilerinin gelişim seviyelerine uygun olarak eğitim hedeflerini yeniden saptar, öğrencilerin gelişim seviyeleri ile eğitim hedeflerinin arasında bir denge kurar.

Eğitim psikolojisi, alanının elverdiği oranda, eğitimin niteliği, hedefleri, eğitimin bilimsel yollarla geliştirilmesi, bilimsel bulguların eğitime uygulanması konularında yaptığı inceleme, araştırma ve denemelerle öğretmene yapacağı eğitimin hedeflerini saptamada yardımda bulunur.

Son on yıldan beri davranış bilimlerindeki araştırmalar eğitim hedeflerinin, öğrencinin karşılaştığı problemleri çözmeye çevrik olmasının önemini daha belirgin olarak ortaya çıkarmıştır. Çünkü hızla gelişen ve değişen dünyamız problem çözmeyi önemli bir insan davranışı haline getirmiştir.

Böylece, gelecekteki yaşamaları süresince karşılaşacakları problemlere gerekli çözme yollarını öğrenmekle ve problemlere karşı bilimsel bir tavır takınmakla, öğrencilerin, gelecek yaşamları için hazırlanmaları daha iyi gerçekleştirilmiş olmaktadır. Ancak yapılan araştırmalar insanın karşılaştığı bir problemini çözmesi sırasında pek çok değişkenlerin problem çözmeye etkide bulunduğunu göstermektedir. Öğrencilere problem çözmenin öğretilmesi sırasında problem çözme sürecine etkide bulunan değişkenlerin iyi bir çözümlemeden geçirilmesi gerekmektedir.

Mağaza Dekorasyonu

Mağaza Dekorasyonu Nasıl Olmalıdır?

Günümüzde marka anlayışı oldukça revaçta bu yüzden mağazalarda kendine has dekorasyonlarını oluşturarak markalarını ön plana çıkarmaya çalışıyor. Mağazaların ticari amaç güden kurumlar olması oluşturdukları mağaza dekorasyonu konusunda daha dikkatli olmalarını gerektiriyor.

Mağazanın sunduğu ürün ve hizmet kalitesi ne kadar önemliyse, bunları nasıl sergilediği ve müşteri ile kurulan sağlıklı ilişkide çok önemli. Mağaza dekorasyonu için önemli nokta ise tarzını oluşturmak ve buna uygun tasarım şekillerine karar vermek. Tabii çalışanları unutmak olmaz, onların da mağaza ve tarza uyum sağlaması gözetilmelidir.

Mağaza dekorasyonu kadar önemli olan bir konuda mağazanın bulduğu alandır. Şöyle ki eğer mağazanız cadde üstü bir yerdeyse müşterilerin ilgisini mağazaya yöneltmek için vitrin tasarımını çok dikkat çekici olmalıdır. Ancak mağazanız bir alışveriş merkezindeyse vitrin tasarımı yine ön planda olmalı ama bu kez ışıklandırma ile müşterinin ilgisini çekebilmelisiniz.

Cadde üzerindeki mağazada ışıklandırma kullanılsa dahi güneş ışığı yüzünden yapılan vitrin ışıklandırması istenilen etkiyi göstermez. Mağaza dekorasyonu için dikkat çekici fikirlerden biride pazarlanan ürünün bizzat dekorasyon olarak kullanılmasıdır. Halı mağazası için örnek verecek olursak, klasik dekorasyonların dışına çıkarak halıyı tarz mobilya ile dekore etmek ve müşterilere sunmak oldukça değişik bir deneyim olacaktır.

Diğer bir mağaza dekorasyonu ise dikkat çekici ya da satılması istenilen ürünün mağazanın orta kısmında sergilenmesidir. Giyim mağazası için vazgeçilmez mağaza dekorasyonu mankenlerdir. Mankenlerin yeri genellikle vitrin olurken artık mağaza girişinde kullanılan mankenlerde oldukça ilgi uyandırıyor. Alışveriş merkezleri içerisinde bulunan kuaför ya da güzellik merkezleri de dekorasyon konusunda özenli olmalılar.

Sebebiyse en az bir mağaza kadar müşteri potansiyellerinin olması. Kuaförlerin vitrinleri de müşterilerini ağırladıkları koltuklarıdır bu yüzden konforu ön planda olan estetik görünüşe sahip koltuk seçimi çok yerinde bir karar olacaktır. Ayrıca duvar dekorasyonunda eskimiş hatta yırtılmış görünüme sahip duvar kâğıdı kullanmakta farklı bir fikir olacaktır.

Mağaza dekorasyonu için öne çıkan başka bir dekorasyon unsuru da kullanılan renklerdir. Sade ve düz bir dekorasyon istiyorsanız. Mağazada kasanın bulunduğu bölüm ve kasanın yanındaki duvarda keskin, net bir renk olan siyah, kalan diğer duvarlarda beyaz rengi kullanılabilirsiniz ve yerlerde ise siyah, beyaz zemin tercih ederek güzel bir uyum yakalayabilirsiniz.

 

Doğal Ürünler Tüketmek

Obezitenin en çok görüldüğü Amerika da insanlar sağlıksız beslenirler ve aşırı yiyecek tüketirler. Genelde Fast food tarzı yiyecekler tüketirler ve özellikle taneli gıdalar fabrikalarda oldukça fazla değişime uğramıştır. Bunlar Doğal ürünler olması gereken; beyaz undan yapılan ekmek ve çeşitli hazır besinler, biscuit, şehriye, makarna, pasta, vb. unlu yiyeceklerdir.

Biraz B-1, niacin ve demir katılmış undan yapılan bisküvi ve ekmekler elbette en beyaz undan üstündür. Fakat elbette doğal ürünler yönünden üstün oldukları öne sürülemez. Tahılların kabukları atılarak değişime uğratılırken 25 kadar vitamin ve maden de birlikte atılmaktadır. 25 önemli cevheri attıktan sonra sadece 4 tanesini beyaz una eklemenin saçmalığını, bilim çağında şaşkınlıkla izlemekteyiz.

Dizginsiz ve yanıltıcı reklam kampanyalarıyla halka bu ürünler “zenginleştirilmiş” diye sunulmaktadır. Bu yanıltıcı reklamların pek çok zararı olmuştur. Çünkü besin sanayisi, kepekli undan ürünlerin ortaya çıkmasıyla zarar görmek istemez. Kanada, İngiltere ve bazı ülkeler, İkinci Dünya Savaşı sırasında, tahıllardan yapılan besinlerin kabuklarının atılmasını yasakladılar. Oysa A.B.D. de sağlıktan da önce paraya önem verildiği için Doğal ürünlerden çok para kazandıracak ürünler tercih edilmiştir.

Sadece Fast Food Değil Doğal Ürünlerde Tüketin

Yanık olmamak şartıyla etler her şekilde yenebilir. Yağda kızartılan et ya da başka besinler çok lezzetli oldukları için, lezzeti daha az başka sağlık kazandıran besinlerin yenmesini engelleyebilir. Birçok kimse de sadece kas etlerinden yapılan biftek, pirzola, köfte, kebap yer. Vitamin ve madenlerin deposu olan karaciğer, beyin, böbrek, yürek, uyluk gibi kısımları yemezler.

İç organlar, kas etlerinden çok daha değerli ve ucuzdur. Binlerce yıl öncesinin ünlü Çin ve Yunan hekimleri, iç organları hastalara salık vermişlerdir. Ne yazık ki herkes öğrenince şimdi ucuz olan bu iç organlar, kas etleri gibi pahalı satılmaya başlanmıştır. Bu üstün organ etlerini haftanın iki-üç günü sofranıza getirmeye şimdiden başlayınız.

Protein kaynağı yağsız etleri yeterince yiyemeyenler üzülmesinler. Yumurta, peynir, süt, yoğurt, yağlı tohumlar, soya fasulyesi, tahıl kabukları gibi besinler de çok iyi protein kaynaklarıdır.

Doğal Ürünler Çöpe Atılarak İsraf Ediliyor

Hem savurganlığa hem de israfa büyük bir örnek birçok besinin alışkanlıkla çöp tenekesine atılmasıdır. Kök sebzelerin kabukları, koyu yeşil renkli dış yapraklar, atılmaması gereken vitaminli kısımlardır. Bunlar buzdolabındaki özel bir naylon torbaya toplanarak, sebze çorbası yapımında değerlendirilebilir.

Doğal ürünler olan, kereviz yumrusundaki filizler, maydanoz sapları, lahana ve marulun dış ‘kısmındaki yapraklar, çeşitli sebzelerin yaprakları atılacağı yerde biriktirilir. Bunlar; kıyılır, kaynar suya atılır, süzülen posa atılır ve bol vitaminli sebze suyu elde edilerek çorba ya da yemekte kullanılır. Bu atılan sebzelerin çorbaya üstün bir lezzet verdiğini göreceksiniz. Uzun süreli bu davranış, sanıldığından çok daha önemli bir ekonomi yapmaktır.

Nasıl Pişirilmeli?

Pişirmenin hiçbir şeklinde, vitamin kayıplarını önlemek tümüyle mümkün olmaz, oysa bu yitirmeyi aza indirmek mümkündür. Sevilerek yenen taze meyve ve sebzeleri pişirmekten kaçınmak, taze taze yemeye önem vermek en iyisidir. Hayvansal ürünler ve kepekli tahılları az pişirmek, akıllıca bir davranıştır.

Az pişmişi sevilen tahılları, çok pişmesi gerekenlerin yerine listelere almak ve daha az et yemek iyidir. Kepekli un ekmeğini az kızartmak, B vitaminleri yitmesini aza indirmek iyidir. Kızartmakla, ekmeğin sindirimi de kolaylaşır ve kana daha çok vitaminle protein geçer.

Doğal ürünler olan sebzelerden yararlanırken özel buluşlar yapınız. Çünkü anneden öğrenilen yemek tarifleri, beslenme bilimi düşünülmeden düzenlenmiştir. Tariflerde bugün değişiklik yapmak gerekmektedir. Bu konuda siz bilgi ve hünerinizi ortaya koyabilirsiniz. Sebzenin ilk pişme suyunu atmayı, çok pişirmeyi, bol yağ koymayı şart koşan yemek tariflerinden uzaklasınız.

Çocuklarda 2 ila 7 Yaş arası İkinci Dönem

Zekâ gelişiminin ikinci döneminin önemlidir. Bu dönem çocuğun, hızla dili öğrenmesine ve yalnızca hareketli bir yaratıktan; sözcükleri ve düşünceleri alan bir bireye dönüşmesini sağlar. Buna karşın düşünceleri ve değerlendirmelerinin yetişkinlerden farklıdır. Sonuçta çevresini yanlış yorumlar. Bu yanlış yorumlamalar çocukla ilgilenen yetişkin tarafından ayrımsanamazsa çok büyük gerginliklere yol açabilir.

Piaget, yüzlerce Cenevreli çocuk üzerinde yaptığı sistematik deneme ve gözlemlere dayanarak bu dönemin dört ana özelliğini saptar:

  • Benmerkezcilik (egocentrism)
  • Animizm
  • Preoperasyonel Mantık (preoperational logic)
  • Otoriter Ahlak (authoritarian morality).

7 yaş altındaki çocuklar, benmerkezci bir dünyada yaşarlar. Bir araya geldiklerinde çok konuşurlar. Fakat konuşulanlar, paylaşılmış birkaç konudur. Her çocuk, kendisini hangi konu ilgilendiriyorsa yalnızca onun üzerinde konuşur. Paget, bu ilişkiyi “kolektif monolog” diye adlandırır. 2 ila 7 yaş arası çocuklar, kendilerini ilgilendiren konuların başkaları için de büyük anlam taşıdığını düşünürler. Kendileri dışındaki insanların görüşlerini anlayamazlar. Çocuk, kendisini gerçekten evrenin merkezi gibi görür. Yolda yürürken, gündüzleri güneşin ve geceleri ayın, aynı yönde ilerlediğinin ayrımına varınca onların kendisini izlediklerine inanır. Ona neden böyle olduğu sorulduğunda, “Bizim ne konuştuğumuzu işitmek istiyor,” ya da “Biz güzel isek, o (güneş) bize bakar,” gibi yanıtlar verir.

Fiziksel dünya içindeki olayları açıklaması animistiktir. Her şey canlıdır ve kendisi gibi duygu ve düşünceleri vardır. Olaylarda hiçbir zaman yansızlık ve doğal bir amaç yoktur. Her zaman güdülerine dayanarak psikolojik açıklamalar yaparlar. Bütün olaylar bir amaca yöneliktir. Rüzgâr istediği için eser; başının çarptığı eski masa “kötüdür”. Bu dönemde çocuklar büyüye inanırlar ve sözcükler, eylemler kadar güçlüdür. Sözcükleri, adlandırdıkları nesnelerden, düşünceleri de üzerinde düşünülen şeylerden ayıramazlar. Psikolojik ve fiziksel dünya aynıdır. Düşleri gerçektir ve iyi ya da kötü dilekleri büyük olasılıkla doğru çıkar.

2 ila 7 yaş arası çocuklarda düşünebilme ve mantık

Mantık bu dönemde preoperasyoneldir, yani bilimsel değildir. Çocuklar, gözlemlemelerinden sonuç çıkaramazlar ve içlerinde oluşturdukları dünyayı model olarak alırlar. Ayrılıkları duyumsayamazlar ve ana-babalarından gelen veya kendi esinlerinden kaynaklanan açıklamaları yanlış olsalar bile soruşuz kabullenirler: Bebek sahibi olmak için “Sen bir ameliyat geçirmiş olmalısın”. Oysa annede hiçbir yara izi yoktur. Noel’de her mağazada kırmızı giyinmiş bir adama rastlamaları, yedi yaşının altındaki çocuklarda Noel Baha’nın bir tane olduğu inancım sarsmaz. Daha büyük çocuklarda olduğu gibi yaşlı adamın tam zamanında dünyadaki bütün çocuklara ulaşamayacağı kaygısını duymazlar.

İki plastik toptan biri yuvarlanarak sosis biçimine getirilince “öbüründen daha büyüktür”, çünkü daha uzundur. Ani mistik çocuğun dünyası, “Alice Harikalar Diyarındaki” dünyadan çok farklı değildir ve çoğunlukla açıklayıcı bir kavramdır.

Yedi yaşındaki bir çocuk hasta, tedavi sırasında spor ceketinin üzerine çamur sıçrattı. Beton olacağını düşünerek çok endişelendi. Bundan biraz önce caddenin aşağı tarafındaki betonyeri büyülenmiş gibi seyrediyordu.

“Kum ve suyu karıştırdığın zaman” dedi, “beton olur”. Kuruduğu zaman toprağın kolayca fırçalanabileceği güvencesini vermek, onu yatıştırmadı. Gözlediği bu olağanüstü olayı not etmeye başladı. Bununla birlikte bu “toprak” sözüne “yani bu, büyülü bir toprak mı?” diye tepki göstermekte gecikmedi.

Çocukların nasıl bilye oynadıklarını araştıran Piaget, yedi yaşın altındakilerde otoriter ahlak konusundaki görüşlerini açıkça belirtir. Kurallar onlar için çok kutsaldır. Kuralın ne olduğunu bilmeyebilirler, fakat onun değiştirilemeyeceğine inanırlar.

Kurallar her zaman aynıdır ve eğer onları bir kişi yapmışsa, o, bir Tanrı olmalıdır. Benzer biçimde, ana babalarının söylediklerini yerine getirmedikleri zaman kafalarında onların haklı olabilecekleri biçiminde bir düşünce yoktur. Ancak gelişimin bundan sonraki döneminde, onların da içinde etkin rol alacağı demokratik işbirliği ortamı ve kuralların karşılıklı değişimi akıllarına gelir. Otoriter ahlakın ayrılmaz bir parçası, suçlunun cezalandırılması anlamında “her yerde adalet” düşüncesidir. Eğer beş yaşındaki bir çocuk, caddenin ortasına doğru koşarak annesinin sözü dışına çıkar ve sonra yere düşerse, yaramaz olduğu için düşmüştür.

Bu 2 ila 7 yaş arası animistik dönemin özelliklerini bilmek, karışık olaylarda çocuğun tepkilerini anlamada kişiye yardımcı olur. Çocuk bu dönemde herhangi bir kötü durumu ceza olarak algılar. Benmerkezci bir dünyada yaşadığından, bu cezayı, yaptığı herhangi bir yanlışın karşılığı olarak düşünür. Ana-babasının, kendi dışında bir konu hakkında tartışabileceklerini düşünemez. Hasta olup hastanede yattığında ve annesini özlediğinde, yaramazlık yaptığı için annesinin kendisine kırıldığı açıklamasını hemen kabul eder. Otoriter ve büyülü bir dünya görüşü olduğundan, eğer annesi gerçekten isterse, kendisini iyileştirebileceğini düşünür.